İnsanın en görkemli yetisi, en sinsi dostu.
Bilinmezlerle dolu bir denklemin mutlak neticesi.
Silik lügatlerin ezberi, coğrafyaların puslu haritası,
yalan yanlış öğrenilmiş alfabenin o üç harfi…
AŞK!
Üzerine şarkılar, şiirler, ağıtlar yazdık. Uğruna savaşlar çıkarttık, ömürler tükettik.
Sınıfların içine, sınırların duvarlarına hapsettik. Kimi yücelttik, kimi öteledik,
kimi yok saydık. Oysa o, her sahnede kendini yeniden doğurdu.
İnsanın göğsünün tam ortasında duran o şey, her defasında yeniden ve başka şekilde attı.
Aşka, aşka inanan ve aşkın savurduklarına…
